
ADNAN YILMAZ
(KONT ADNAN)

AHU TÜRKPENÇE

BAYAR ŞAHİN
1965 yılında Borçka’nın
Macaheli (şimdiki adı Camili) köyünde doğdu. İlköğrenimini köyünde tamamladı.
İlk müzik derslerini annesi Hanife Şahin, sonra da ağabeyi Celal Şahin’den aldı.
13 yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a, bir yıl sonrada Almanya’ya gitti ve
eğitimini orada sürdürdü. Türkiye’ye döndükten sonra sırasıyla Hüseyin Fırtına
Müzik Okulu, Folklor Kurumu ve İstanbul Belediye Konservatuarı bünyesinde müzik
eğitimi aldı. Askerlik dönüşü uzun süre bağlama ve nefesli çalgılarıyla birçok
sanatçıya eşlik etti ve çeşitli müzik grubunda görev aldı. Ayrıca kendi kurduğu,
içinde Gürcü müzisyenlerin de yer aldığı grubuyla başta Türkiye, Gürcistan ve
Almanya olmak üzere birçok yerde konserler verdi, etkinliklere katıldı. Bu
grupla geleneksel Kafkas polifonisi temelinde birçok başka sanatçıya
albümlerinde eşlik etti. Gürcü halk müziğinin unutulmakta olan otantik çoksesli
özelliklerini bugüne taşıyan Macaheli Çoksesli Halk Şarkıları Topluluğuna
ilişkin uzun süreli bir çalışma sonucu doğal ortamında kayıtlar yaparak müzik
dünyasına yeniden kazandırdı. 2006 yılında Gürcistan’da »Gelino« adlı şarkıyla
Altın CD Ödülü ve Gürcistan Kültür Bakanlığı tarafından 2007 yılında düzenlenen
yarışmada »Ho Ra Ginda« adlı bestesiyle Jüri Özel Ödülü aldı. Çeşitli radyo ve televizyon
programları hazırlayıp sunan Bayar Şahin, müzik çalışmalarını beste, derleme,
yönetmenlik ve tonmaisterlik boyutunda da sürdürmektedir.
Türkçe, Gürcüce, Lazca, Megrelce ve Hemşince olarak
seslendirdiği eserlerinin önemli bir bölümünü ise »Horona Çağrı«, (1997),
»Rüzgara«, (2000) ve »Bani«, (2003), »Cilveloy«, (2005) adlı albümleri Türkiye
ve Gürcistan’da yayınlandı.
BİROL
TOPALOĞLU
Rize’nin Pazar
ilçesi Apso (Suçatı) köyünde dünyaya geldi. Çocukluğu annesinden duyduğu
ninniler, destanlar ve ağıtlarla geçti. Köy düğünlerinde hayranlıkla dinlediği
tulum ve kemençenin sesi ise ileride hayatının akışını değiştirecekti.
İlk kemençesi mısır
gövdesinden (ğeri), ilk tulumu da kabak yaprağı ve sıyrılmış taze kızılağaç
dalındandı. 10 yaşında ağabeyinin sayesinde bağlama ile tanıştı. Gaziantep ODTÜ
Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde öğrenim görürken Türk Halk Bilimleri
Topluluğu (THBT) çalışmalarına katıldı. Bu yıllarda sahnelemek üzere halk
ozanları üzerine yaptığı araştırmalar, halk edebiyatının ve derlemelerin önemini
farkettirdi. Böylece Laz ve Karadeniz halk şarkıları üzerine araştırma ve
derlemelere başladı. Öğrenimini tamamladıktan sonra mühendislik alanında kısa
bir süre, yurt içi ve yurt dışında çeşitli projelerde yer aldı. Sonrasında ise
müziği amatör bir uğraşın ötesinde, bir ifade ve yaşam biçimi olarak seçti. Bu
seçimde ilkokul sıralarına kadar bildiği tek dil olan Lazca; ve doğup büyüdüğü
kültürü doğru bir şekilde anlatma isteği etkili oldu. Uzun yıllar bağlama
çalmasına rağmen, yaptığı müziğin yapısına uygun olarak geleneksel çalgılar olan
tulum, kemençe ve çonguriye yöneldi. Tahta zeminde oynanan horonlardan çıkan
ayak seslerinden esinlenerek Ğuni (karakovan) adını verdiği ağaçtan yapılmış
müzik aletini, vurmalı çalgılara kazandırdı.
Popüler Karadeniz müziğinde yozlaştırılarak kullanılan
tulum ve kemençenin, aslına uygun bir şekilde icra edilerek de geniş kitlelere
ulaşabileceğini gösterdi. Yaptığı müzikte bazı yöresel olmayan, modern
enstrümanlara da yer vermesine rağmen bunların geleneksel yapıyı bozmamasına
özen gösterdi. Gerek Türkiye, gerekse yurt dışında birçok önemli konser,
festival ve etkinliklerde yer alarak yerel değerlerin aslında ne kadar evrensel
olduğunu da göstermiş oldu.
1997’de Kalan Müzik etiketi ile dünyada tamamı Lazca
şarkılardan oluşan ilk albümü “Heyamo”' yu yaptı. Bu albümde yer alan “Heyamo”
ve “Didou Nana” şarkıları aynı yıl Fransa-Marsilya’da yapılan Dünya Etnik Müzik
Fuarı’nda ilgi odağı oldu.
“Heyamo” ve daha sonraki albümlerinde Laz aydını Helimişi
Xasani’nin şarkılarına yer vererek onun ilk kez Türkiye ve dünyada tanınmasına
vesile oldu.
İstanbul’daki ilk konserini 1997 yılında 2. İstanbul Müzik
Şenliği kapsamında verdi. 1998 yılında Salkım Söğüt albümünde üç Karadeniz
şarkısı ile yer aldı. Bu albümde yer alan “Nokta Ana” destanı büyük ilgi gördü.
1999 yılında İngiltere’de basılan World Music-The Rough Guide kitabında Laz
Müziği kavramının etnik müzik literatürüne girmesini sağladı.
2000 yılında ikinci solo Albümü Aravani’yi çıkarttı. 2001
yılında iki CD ve kitapçıktan oluşan arşiv ve derleme albümü “Lazeburi”yi
hazırladı.
2001 yılında Amerika’da “The Best of Heyamo and Aravani”
7/8 Music Productions’dan çıktı. Aynı yıl Amerika çapında bir turne
gerçekleştirdi.
2002 yılında
İspanyol gaida sanatçısı Hevia ve 2004 yılında Ermeni duduk sanatçısı Djivan
Gasparyan ile ortak projelerde yer aldı.
2006 yılında Kalan Müzik’ten çıkan Anadolu Ninnileri adlı
albümde Kaçkar Yaylası’ndan derleyip kaydettiği otantik üç Lazca ninni ile
katkıda bulundu.
BİZUM GÖNÜL

CENGİZ
KURTOĞLU

01.09.1959, Artvin''in Arhavi ilçesinde doğdu.Müzik yaşamından
önce memleketinde bulunan çay fabrikasında memur olarak çalıştı.Daha sonra
Arhavi''de Ciha Dağı Efsanesi isimli bir orkestra kurarak amatör müzik
çalışmalarına başladı. Ardından 1979 yılında askere gitti ve o yıl ilk çocuğu
olan Orçun dünyaya geldi.Askerliğini Ankara''da yapan KURTOĞLU bir süre
memleketinde kaldı ve 1982 yılında İstanbul''a geldi. Burda amatör bir demo
doldurarak ünlü plakçı Şahin ÖZER''e demoyu gönderdi ve o zamandan sonra hayatı
değişti. Şahin ÖZER demoyu dinledi ve beğendi. Çıkan ilk albümüyle yüz binlerin
daha sonra da albümleri ile milyonların sevgilisi oldu.
20 yıldır mutlu bir evlilik sürdüren Cengiz KURTOĞLU''nun Aylin isminde bir kız,
Orçun ve Aydın isimli iki erkek çocuğu vardır.
CİMİLLİ İBO

ERKAN OCAKLI

1949 yılında Trabzon’da doğdu. Aslen Artvin Arhavi’li. Çocukluğu Maçka’da geçti.
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi mezunu. Kırka yakın albüm yaptı. Altı tane
de filmde oynadı, yönetmenlik yaptı. Televizyon programları yaptı. İki kere
evlendi, iki çocuğu var.
FERHAN ŞENSOY

FUAT SAKA
Müziğine
`Lazca-caz' yakıştırması yapılan Fuat Saka, Trabzon´da başladığı müzik yaşamını
20 yıl Avrupa´da sürdürdü. Saka yaklaşık dört yıldan bu yana da Türkiye´de
albümler çıkarıyor. Karadeniz´de, kemençe seslerine eşlik eden horonlarla
büyümüş, tipik bir Karadenizli olan Fuat Saka. 1980´li yılların başında
Türkiye´den giden ve artık 50´li yaşlarına merdiven dayamış bu sanatçıyı, son
yıllarda Türk müzikseverler de yakından tanımaya başladı. Hatta birbiri ardına
gelen `Lazutlar' çalışmalarıyla fanatik bir hayran kitlesi bile oluştu. Bu
projeden önce Karadeniz müzikleri tarzında çalışma yapmayan ama önceki
albümlerine de birer tane Karadeniz türküsü mutlaka koyan Saka, 40´lı yaşlardan
sonra insanlarda biraz geriye dönüş başladığını düşünüyor. Yaptığı müziklerle
bir kültür elçisi gibi çalışıyor Fuat Saka, Yunanistan´da festivallere katılıyor
ve turnelere gidiyor. Türkiye´de müzik yapmayı seviyor ama diğer yandan da uzun
yıllar yaşadığı Avrupa ile bağlarını kültürel anlamda kesmeyi asla düşünmüyor.
Tiyatro ve film müziklerinin yanı sıra Fuat Saka uluslar arası bir çok solo
konser verdi, Almanya, Fransa, Danimarka ve Türkiye’den birçok müzisyenle
çalıştı. Müzik hayatını İstanbul – Hamburg – Paris üçgeninde sürdüren sanatçının
grubu Alman, Amerikalı, Gürcü ve Azerbaycan’lı müzisyenlerden oluşuyor.
GÖKHAN BİRBEN
Rize’nin
Atina (Pazar) ilçesine bağlı Xaçapit (Subaşı) Köyünde doğdu. 12 yaşına kadar
köyünde yaşadı. Daha sonra İstanbul’a gitti. İki-üç sene sonra değişik
işyerlerinde çalışmaya başladı. Fenerbahçe genç takımında 2 yıl futbol oynadı.
Bir dönem Kadıköy Kuşdili Musikî Cemiyetinde müzik eğitimi aldı. İstanbul’dan
köyüne döndüğünde radyo programları yapmaya başladı. Radyo programlarında
söylediği şarkılar çok güzel tepkiler alıyordu ve bir albüm çıkarması noktasında
istekler geliyordu. Çocukken annesinden ve köyündeki yaşlı kadınlardan duymuş
olduğu şarkıları tulumun tınısına çok yakın bir tonla söyleme yeteneğine
sahipti. Daha önceden de tanıdığı Kazım Koyuncu ve Kemal Sahir Gürel ile bir
araya gelerek bir demo kayıt yaptılar. Ardından “Hey Gidi Karadeniz”
albümü piyasaya çıktı. Albüm hazırlıkları sürerken Kazım Koyuncu’ya “Gülbeyaz”
dizi filminin müziklerini yapması teklifinde bulunulduğunda, yine bestesi Kazım
Koyuncu’ya ait olan “Hey Gidi Karadeniz” adlı şarkıyı Gökhan Birben’in
seslendirmesi ve dizinin yayınlanmasıyla bu şarkının büyük ilgi görmesi de
albümün piyasaya çıkmasıyla büyük satış rakamlarına ulaşacağının önceden bir
göstergesi gibiydi. Gökhan Birben özellikle 4.albüme kadar yöresinde unutulmaya
yüz tutmuş şarkıları derleyip, yok olmalarını engellemek çabası içinde olduğunu
belirtiyor. Her albümünde bir lazca ve bir hemşince şarkıya mutlaka yer vermek
istediğini söyleyen Gökhan Birben, yöresine tek kelimeyle aşık ve tam bir doğa
tutkunudur ve her fırsatta İstanbul’un kalabalığından kaçıp soluğu köyünde
almaktadır. Özellikle Karadeniz’de büyük bir patlama yapan ilk albümünden sonra
şuan 2.albüm hazırlıklarını da köyünde yapan Gökhan Birben’in yeni albümünün
mayıs ayında çıkması bekleniyor.
HÜLYA POLAT

HÜSEYİN BIÇAK

İBRAHİM CAN

İSMAİL TÜRÜT
08.06.1965 yılında Rize Merkez Ambarlık Köyünde üçü erkek, biri kız
olmak üzere dört çocuklu bir ailenin, ikinci büyük çocuğu olarak
dünyaya geldim.

Babam MUSTAFA TÜRÜT, çay fabrikasında işçi olarak çalışırken, annem
HAMDİYE TÜRÜT ev hanımıydı.
İlkokulu, köyüm olan Ambarlıkta, Ambarlık İlkokulunda bitirdim. Yine bu
dönemlerde, yaz aylarında CİMİL YAYLA’sında çobanlık yapardım ama
ilkokula başladığım günden beri tek hayalim İSTANBUL’a gidip sanatçı
olmak ve türkü söylemekti.
Ve
1979!
Hayallerimin gerçekleştiği yıl; İstanbul’a gelişim. İlk olarak
Bahçelievler’de bir yakınımın sahibi olduğu markette işe girdim. Bir
yıl çalıştıktan sonra bu kez Bebek’te bir fırında çalışmaya devam
ettim.
Bu
arada da hem çalışıp hemde çay bahçelerinde, düğün salonlarında ve
üçüncü sınıf gazinolarda uvertür olarak çıkmaktaydım.
Yıl
1982!
İlk
kasetim olan “LAZ UŞAĞI”nı çıkardım. Kaset ve sahne çalışmalarım
yıllarca böyle devam etti. Yalnızca Karadeniz’de büyük bir isim olup,
kasetlerim yüz binlerce sattı.
1998
yılı, hayatımın dönüm noktası oldu.
O
zamana kadar 20 kaset yapmış olmama rağmen yalnızca Karadeniz’de
tanınırken, 1998 yılında İbrahim Tatlıses’in sahibi olduğu İDOBAY müzik
firmasına transfer oldum.
Adeta sanat hayatıma sıfırdan başlamış gibi bir çalışmanın içine
girdim ve bir anda Türkiye’nin gündemine “OFLU İLE BAYBURTLU” kaseti
ile oturdum.
Bu
zaman zarfında çok başarılı çalışmalara imza atarak, Karadeniz müziğini
tüm Türkiye’ye sevdirdiğimi düşünüyorum.
7
yıl boyunca aralıksız bir şekilde Kanal 7 televizyonunda TÜRÜT SHOW
programını yaptıktan sonra, soyadımı taşıyan bu programa TGRT
ekranlarında devam ettim. Yine TGRT televizyonuna TİRVANA isimli 26
bölümlük bir dizi çektim. 15 parçama klip çekip, sevenlerimin
beğenisine sundum. 100’ün üzerinde söz ve müziği bana ait esere imza
attım.
İDOBAY firması kapanınca bende ayrılıp hemşerim olan İSKENDER ULUS’un
sahibi olduğu ULUS MÜZİK firması ile anlaştım. Halen aynı firma ile
çalışmalarımı sürdürmekteyim.
Türkiye’de yurtiçi ve yurtdışında olmak üzere en çok konser veren 5
sanatçıdan bir tanesiyim.
Evli
ve ikisi kız ikisi erkek olmak üzere 4 çocuk babasıyım. Çocuklarım
Deniz (18), Yasemin (11), Miraç (9) ve Nazlıcan (7).
KADİR İNANIR

KAMİL SÖNMEZ
Kamil Sönmez,
(d.
1947,
Perşembe-Ordu).
Özellikle
Karadeniz müziğinden türküler
seslendiren
Türk halk müziği sanatçısı,
sinema ve
tiyatro oyuncusu.

İlköğretimini
Giresun'da tamamladıktan sonra,
Ankara Devlet Konservatuarı Opera-Şan
bölümüne girdi.
1967-1969
yılları arasında askerlik görevini yaptı. Askerlik sonrası
Avni Dilligil Tiyatrosu’nda
profesyonel tiyatro oyunculuğuna başladı. Sırasıyla Ankara Sahnesi ve Ankara
Kardeş Oyuncular Tiyatrosu'nda çalışmalarını sürdürdü.
Tiyatro’da oyunculuğunu
sürdürürken
Zülfü Livaneli’nin yapımcılığında ilk
plağı olan "İnce Memed - Hekimoğlu" ile şarkıcılığa başladı. Sonra halk
türküleri sınavını kazanarak radyoya girdi. Karadeniz türkülerinin en önemli
sanatçılarından biri oldu. Bu sırada sinema filmlerinde de rol aldı.
Kamil Sönmez,
1993 yılından beri Kültür ve Turizm
Bakanlığı, Devlet Türk Halk Müziği korosunda solisttir.
1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca
verilen
Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.
KAZIM KOYUNCU
Kâzım Koyuncu (1971
-
2005), Laz, Karadenizli bir
rock şarkıcısıdır.

Artvin'in
Hopa ilçesine bağlı P´anç´ol Köyü'nde,
7 Kasım 1971'de doğdu. Resmi doğum tarihi 10 Mayıs 1972'dir. Müziğe ortaokul
birinci sınıfta
mandolin çalarak başladı. Çocukluğu,
"üstadım" dediği, "Kemençeci Yaşar" lakabı ile tanınan
Yaşar Turna'nın yanında
türkü dinleyerek geçti.
İstanbul'a üniversite eğitimi için
geldikten sonra müzikle yoğun olarak uğraşmaya başladı.
İstanbul Üniversitesi
Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden siyasi
nedenlerle ayrıldı. 20 yaşında iken,
1992'de Ali Elver le "Dinmeyen"
adlı özgün müzik grubunu kurdu ve profesyonel müzik yapmaya başladı. Daha sonra
Lazca müzik yapmak için bu gruptan
ayrılsa da
rock'tan kopamadı ve Laz etnik
müziğini rock tabanlı yorumlamaya başladı.
1993’te Mehmedali Barış Beşli ile
birlikte
Zuğaşi Berepe (Lazca: Denizin
Çocukları) adlı rock müzik grubunu kurdu. Lazca rock yapma iddiası ile yola
çıkan ve
1995'te
Va Mişkunan (Bilmiyoruz),
1998'de de
İgzas (Gidiyor) adlı albümleri
yaparak bu iddialarını da gerçekleştiren grup, sınırlı sayıda (yalnızca 130
adet) basılmış bir konser albümü (Bruxel Live)çıkardıktan sonra
1999 yılında dağıldı.
Kazım Koyuncu, tek başına
müziğe devam etti ve
Salkım Söğüt adlı projelerin
ikincisinde 3 şarkıyla yer aldı.
2001’de
Viya adlı ilk solo albümünü
çıkardı. Daha sonra
Kanal D televizyonunda yayınlanan ve
çok sevilen
Gülbeyaz adlı dizinin hem müziklerini
yaptı, hem de dizinin bazı bölümlerinde oyuncu olarak görev aldı ve bundan sonra
yurt çapında tanınmaya başlandı. Daha sonra da
Kemal Sahir Gürel ile birlikte
Sultan Makamı adlı
televizyon dizisinin müziklerini
hazırladı.
Karadeniz müziğinin güçlü
temsilcilerinden
Fuat Saka,
Volkan Konak ve
Bayar Şahin ile birlikte
düzenledikleri, büyük ilgi gören
Hey Gidi Karadeniz konserler dizisinin
de öncülüğünü yaptı.
Nisan
2004'te çıkardığı ikinci solo albümü
Hayde ile yoluna devam etti.
2004'ün sonlarında
akciğer kanseri (Bir çeşit testis
kanseri olan tümör akciğerinde bulunduğundan akciğer kanseri etkisi yaratmıştır)
teşhisi konuldu ve tedavi görmeye başladı.
25 Haziran
2005'de, 34 yaşında, tedavi gördüğü
hastanede yaşamını yitirdi. 26 Haziran 2005'te Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda
düzenlenen tören sonrası onbinler tarafından Hopa'ya uğurlandı. 27 Haziran
2005'te doğduğu köy olan P´anç´ol'da fındık ağaçlarının çevrelediği köy
mezarlığında ebedi istirahatgahına konuldu. Fakat maalesef kendi isteği ile
köyünde toprağa verilen sanatçıya dünya görüşü ve hayat duruşuyla kesinlikle
bağdaşmayan şekilde anıt nezar yapılmaktadır. Adeta fındıklıklar ve doğadan
izole edilmek istenircesine duvarlarla mermerlerle etrafı çevrilmektedir.
Sanatçının sevenleri buna tepki göstermişler ve hiç değilse mezarın üzerinin
mermerle kapatılmasına yönelik projenin değişmesini sağlamışlardır. Sevenlerinin
toprağına dokunabileceği fakat onu ifade etmeyen duvarlarla çevrili bir mezar
maalesef ailesi tarafından kendisine layık görülmüştür.
16 şarkının 4 tanesi konser
kaydı, 4 tanesi (Dünyada Bir Yerde, Yalnızlığı Anla, Hoşçakal, Yine Burada) demo
kayıt, geri kalanı ise farklı albümlerde (Gitarın Asi Çocukları (Anılar Düştü
Peşime), Grup Patika/Aşk Beni Büyütmedi (Ayrılık Şarkısı), Seyduna (Hayat),
Tuncay Akdoğan/Bir Nehir ki Ömrüm (Darbedar), Dinmeyen/Sisler Bulvarı (Askıda
Yaşamak), dizi müziği (Le le le) yer alan
Dünyada Bir Yerdeyim albümü !
Halkevleri tarafından Ocak
2007 çıkartıldı. Albüm gelirinin
tamamı (!?) Kazım Koyuncu’nun adını yaşatacak, onun müziğini ve tüm değerlerini
gelecek kuşaklara ulaştıracak bir projeye aktarılacak !!!
LEVENT
KIRCA

MEHMET ASLANTUĞ

ORHAN
GENCEBAY

ORHAN HAKALMAZ

RECEBİM

SAİT UÇAR
*
SAİT UÇAR 03.04.1962 tarihinde Trabzon-Maçka-Hamsiköy'de doğdu.
* ilk ve orta öğrenimini Hamsiköy İlköğretim okulunda tamamladı.
* Öğrenimine Trabzon Ticaret lisesinde devam etti.
* Liseyi bitirdikten sonra İstanbul Radyosunda devam etti.
* Daha sonra TRT'nin açmış olduğu ses ve saz sınavına katıldı.
* İlk albümü "TÜTMEZDİ BACALARI" 1980 yılında HARİKA MÜZİK YAPIM dan çıkardı.
* SAİT UÇAR'ın Kemençeye olan iligisi çocukluk yıllarına dayanmaktadır.
* 24 albümünde sözü ve müziği tamamen kendisine ait olan SAİT UÇAR , İlk
bestesini ortaokul yıllarında yaparak dikkatleri üzerine çekmiştir.
* 'Askere Gidişin','Almanya Paraları','Vurun Benim Sevdamı','İlacım Var
Ellerde','Düşme El Ocağına','Rüyalarım Çok Acı','Gadırga Geceleri', 'Elimde
Değil Gülmek','Yorgunum yorgun Deli','Yeşimim','Ben Köyümü Özledim','Benim
İlacım Yayla','Davacıyım Yıllara','Evi Yakan Başkası', 'Tubaların Tubası','Madur
mudur',son albümü ise 'YALANCI'yı çıkartarak çok iyi bir tiraj elde etti.
* YALANCI Albümünün ilk klibini ''Bir Sağdan Bir Soldan '' parçasına YÖNETMEN
SERDAR SEKİ tarafından çekmiştir.
* Aynı zaman da bu klipde kendisine DÜNYA'ca ünlü kemençe sanatçıların dan Biri
olan YUNAN asıllı İLLEKTRA eşlik etmiştir.
* Yaklaşık 23 yıldır profesyonel olarak müzikle iç içe olan KARADENİZ müziğinin
usta ismi SAİT UÇAR'ın her çıkardığı albümü
yüzbinler sattı.
* İSMAİL TÜRÜT,HÜLYA POLAT,FADİME,BİZİM GÖNÜL ve daha birçok Karadenizli
sanatçının albümünde besteleri ile de yer almıştır...
SONER ARICA

TARKAN

VOLKAN KONAK
Volkan Konak
1967 yılında
Trabzon’un
Maçka ilçesinde doğdu. İlk orta ve
Lise Eğitimini
Maçka ‘da tamamladıktan sonra,
İstanbul Teknik Üniversitesi Türk
Müsikisi Devlet Konservatuarına girdi.
1988 yılında Konservatuarı bitirip
aynı yıl İstanbul Teknik Üniversitesinde Sosyal Bilimler Master Eğitimine
başladı. Karadeniz Müziğini Evrensel Müzik formlarıyla buluşturarak, özgün bir
yapıda yeniden şekillendiren Volkan konak, İlk albümü “Efulim”’i
1993 yılında yaptı. Albüm başta
Karadeniz halkının ve müzikseverlerin beğenizini ve ilgisini kazandı daha sonra
1994 yılının Ekim ayında “Gelir misin
Benimle”adlı albümünü hazırladı.ve askerlik görevi nedeniyle bir süre
çalışmalarına ara verdi.

Askerlik görevini
tamamladıktan sonra hemen üçüncü albümü ”Volkanik Parçalar”’ın çalışmasına
başladı. Üç aylık çalışmadan sonrada bu albüm Müzikseverlerin beğenisine
sunuldu. Volkan konak
1998 yılının Nisan ayında kendisi
tarafından kurduğu “Kuzey Müzik Prodüksiyon” isimli firmasından “Pedaliza”
isimli Albümünü Müzikseverlerin beğenisine sundu.
1993 yılından bu yana Albüm
çalışmalarında yaklaşık elli adet bestesini sergilemiş ve bu çalışmalar sonunda
Gazeteciler Cemiyeti, çeşitli vakıf ve dernekler tarafından yılın sanatçısı
seçildi.1997
yılınıda Politika dergisi tarafından yılın en iyi Müzik sanatçısı seçildi.
Volkan Konak’ın
1993 yılında ürettiği bir bestesinin
tüm dünya hakları “Kuzey Müzik Prodüksiyon ile Fransız prodüktör Alain Finet
tarafından yapılan sözleşme sonucunda Alain Finet tarafından satın alındı. Bu
beste İspanyolca olarak tüm dünyada yayınlanmak üzere single olarak
çıkarılacaktır.
2000 yılında “Şimal Rüzgarı” adlı
albümünü DMC’ den çıkararak dinleyicilerine ulaştırdı.
2003 yılı Aralık ayında 3.5 yıl aradan
sonra yine DMC etiketiyle yayınlanan “Maranda” isimli albümü ise büyük beğeni
toplayarak
2004 e müzik dünyasının iddiaları
yapımlarından biri olarak girdi.
YILDIZ KAPLAN

YILMAZ TURAN

ZEYNEP BAŞKAN

|