Tarihçe  
Coğrafya  
Nüfus  
Kültür & Sanat  
Ekonomi  
Yaşam  
Eğitim & Sağlık  
İlçeler  


Kullanıcı  
 
Şifre  
 
 
Üyelik Formu  



Boyabatlı Şairden Yeni Kitap

Erkan Ocaklı'yı Kaybettik

Gündoğdu'dan Ziyaret

Yeşilay: Krizde Önce Sigaradan Kurtulun

Kastamonu Adalet Sarayı’nın Temeli Atıldı

Vali Tetik’i Makamında Ziyaret Ettiler

Lapalı Kenan İlk Koşusunu Yaptı

Sayısal Loto Giresun'a Çıktı

5 Yaşında Tam 50 Kilo





Banner Destek  
Üye Siteler  
Yarışma  
Etkinlik  
Sohbet  




İl Bilgileri  
Turistik Yerler  
Nerede Ne Var  
Basın  
Spor Takımları  
Kemençe  
Tulum  
Horon  
Sanatçılar  
Pide  
Yemekler  
Fındık  
Çay  
Mısır  
Isırgan  
Taflan  
Ağu  
Hamsi  




Karadeniz  
Şehirler  
Nüfus  
Yeryüzü  
İklim & Bitki  
Akarsu & Göl  
Batı Bölge  
Orta Bölge  
Doğu Bölge  






Yabanda Açan Ormangülleri (Ağular)

S K Y L I F E DERGİSİ NİSAN/2001 SAYISINDAN

Her yeri kaplayan güzel ve güçlü kokuyu tanımlamakta zorlanıyor insan. Bahar aylarında dağların kekik koktuğuna çok tanık olmuştum; ama, adeta parfüm kokan dağlara hiç rastlamamıştım. Her dalının ucunda açan iri çiçekleriyle bazen küçük topluluklar halinde, bazen de göz alabildiğine yayılan ormangüllerinin bir türünden, sarı çiçekli ormangülünden geliyordu bu koku. "Deli eder insanı bu dünya / Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç" diyen Orhan Veli düşüyor aklıma. Yeşilin ortasında, sarı ve mor bir çiçek denizinde 'deli olmakla' mutluluktan uçmak arasında gidip geliyor insan. Ülkemizde doğal olarak beş türü yetişen bu olağanüstü çiçeklere olan tutkum bir rastlantıyla başladı; Karadeniz'e hep yaz aylarında gittiğim için çiçeksiz bir çalı sandığım bu bitkinin, her nasılsa Ağustos ayı sonlarında açmış tek bir çiçeğini görmem yetti bu sevdanın başlamasına.

Ormangülleri (Rhododendron) batıdan doğuya doğru artan bir yoğunlukla, Karadeniz sahilindeki ormanlarda ya da ormanlar arasındaki açıklıklarda yetişiyor. Sahile yakın kısımlarda mayıs ayının ilk günlerinde çiçek açmaya başlayan ormangülü, yüksekliğe bağlı olarak haziran sonlarına, hatta Kaçkar Dağları'nda temmuz ortasına kadar çiçek açmayı sürdürüyor.

Batı Karadeniz'de daha yaygın olan mor çiçekli ormangülü (Rhododendron ponticum) güzelliği ile bizleri etkilerken, ormancılar tarafından pek de sevilmiyor. Toprağa değen sürgünlerinin köklenmesi sonucu kolay ve hızlı büyüyen, çok sık dalları ve kışın dökülmeyen yaprakları ile kısa sürede yayılarak geçit vermez bir hal alan bu tür, ağaçlardan dökülen tohumların toprağa ulaşmasına engel oluyor. Bu nedenle, ormanların gençleştirilmesi amaçlanan bazı bölgelerde tamamen sökülerek orman altı dokusu temizleniyor. "Kara ağu" ve "komar" gibi yöresel adlar da verilen mor çiçekli ormangülünün odunsu yapıdaki kalın dalları, odun olarak da kullanılıyor.

Sadece ormancılar değil, bal üreticileri için de sorunlu bir bitki ormangülleri. İçerdiği bazı toksinler nedeniyle bu çiçeklerden beslenen arıların ürettiği bal zehirlenmeye neden olabiliyor. "Deli bal" denilen bu ürün ticari bir önem taşımıyor; ama, meraklılarınca bitkisel ilaçlar yapmak için kullanılıyor. Kimi yörelerde "sarı ağu" ya da "zifin" denilen sarı çiçekli ormangülü çiçeklerinin zehirleyici özelliği diğer türlere göre daha fazla. Bunu bilen köylüler özellikle yağmurdan sonra hayvanların bu çiçeğin altındaki otlara yaklaşmasına engel oluyorlar.

Dünyada 600'den fazla doğal türü bulunan ormangülü Doğu Asya, Kuzey Amerika, Avrupa ve Avustralya'nın serin ve bol yağışlı yüksek bölgelerinde yetişirken, bu türlerin 400'den fazlası Himalaya Dağları ve Çin başta olmak üzere, Asya'da bulunuyor. Dünyada "Rhododendronları Sevenler" adıyla çok sayıda dernek kurduracak kadar sevilen bu bitki, 19. yüzyıl sonlarından başlayarak tohum ve fidanları Avrupa'ya götürülmek suretiyle çoğaltılmış, böylelikle çok zengin park ve bahçeler oluşturulmuş. Londra'da neredeyse tüm parklarda ormangülü bulunurken, İskoçya'daki Edinburg Botanik Bahçesi dünyanın en zengin ormangülü koleksiyonuna sahip. Başlangıçta iklimi ve toprak yapısı ormangülleri için hiç de uygun değilken, yapılan çalışmalarla uygun bir ortam oluşturulmuş ve Kuzey Anadolu'dan getirilen mor çiçekli ormangülü anaç olarak kullanılarak 400'den fazla tür yetiştirilmiş.

Sisli bir akşamüstü Giresun'un Kulakkaya Yaylası'na dönüşte karşılaştığım çoban Ali Kemal ile sohbet ederken, sarı çiçekli ormangülleri arasında değişik bir renk dikkatimi çekmişti. Bunu fark eden Ali Kemal, çiçeklerinin rengi kırmızıya çalan bu bitkinin de ormangülü olduğunu, ancak bölgede buradan başka bir yerde yetişmediğini söylemişti. Rengin nasıl oluştuğunu bilmesem de çok küçük bir alanda yetişen bu turuncu çiçekleri çok sevmiştim. Birkaç yıl önce aynı yaylanın başka bir bölgesindeki bir grup sarı çiçekli ormangülünün geçen yıl turuncuya dönüştüğünü görünce düştüğüm şaşkınlığı anlatmak zor. Şimdi ise yerlerini belirlediğim koyu sarı ormangüllerinin de aynı şekilde turuncuya dönüşüp dönüşmeyeceğini merak ediyorum.

 


Cari Açık
D. SOFRACIOĞLU
Öğretmenler Günü Tarihçesi
Z. ALAŞALVAR
Doç. Dr. Kemalettin Aydın
İSMAİL HAYAL
Zam da Zam Zam
OĞUZHAN K.
Dejavu Yaşıyoruz
CANDEMİR SARI
Sonbahar
SABRİ ÖZDEMİR
Devletin Umudu Yine Gurbetçi
TEVFİK KARA
İşte Giresunspor
MİSAFİR YAZAR
Katılım Öncesi Mali Yardım
KENAN YAVUZ
Dini Alanda Ergenekon Var Mı?
SELİM ÇORAKLI
Binlerce Yıldır Değişen Yok
AYDIN SORDİ
Karadeniz'in En Önemli Besini Sizce Hangisi?
Fındık
Çay
Mısır
Karalahana
Kivi
Hamsi
Tütün
Pirinç
Sarımsak
Kestane
Ihlamur
Diğer

[ Anket Sonucu ]


Üyelik | Bize Ulaşın | Künye | Reklam | Webmasterlar İçin

KaradenizBirlik.com © 2005-2007 · Bütün hakları saklıdır.

Web sitemizde yayınlanan haber, makale, fotoğraf ve tanıtıcı bilgiler izin alınmadan kopyalanamaz.
Sayfalar en iyi 800x600+ çözünürlükte, IE6+ ile görüntülenebilir.